cocuk-merkezli-oyun-terapisi

Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi

Tüm psikoterapi ekolleri temellerinde düşünce, duygu, davranış öğelerinin bir veya birkaçı üzerinde odaklanır. Bu üçlünün birbiriyle ilişkisinin en çok vurgulandığı ekol Bilişsel Davranışçı Terapidir. Bilişsel Davranışçı Terapi’ye göre kişinin düşünce ve inanç sisteminde gerçekleşen değişimler, duygusal ve davranışsal değişimlere yol açar. Bu temel prensip çocuklarla yürütülen psikoterapi süreçlerine de ilham vermiş ve Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi (BDOT) yaratılmış.

BDOT çocuğun düşünceleri, hayal dünyası, duyguları ve çevresel faktörlerinin birleşimine odaklanır. Terapi sona erdiğinde amaçlanan, işe yaramayan başetme stratejilerini daha etkili yöntemlerle değiştirmektir ve bu amaca ulaşmak için oyun kullanılır. Bu şekilde ifade edince diğer oyun terapilerinden ne farkı olduğu sorusu geliyor insanın aklına. BDOT’nin geleneksel oyun terapilerinden pek çok farkı olmasına rağmen, paylaştıkları ortak prensipler de var.

Çocuğum için neden oyun terapisini seçmeliyim?

BDOT de, diğer tüm oyun terapisi yaklaşımları gibi oyunu çocuklarla iletişimin en etkili yolu olarak benimser. Gerek değerlendirme, gerekse müdahale sürecinde çocuklar oyun aracılığıyla sürece dahil edilir. Yetişkin veya çocuklarla yürütülen bütün psikoterapiler gibi BDOT de, terapist ve danışan arasındaki güvene dayalı, kabul edici ilişkinin değişim için bir gereklilik olduğunu savunur. Bu yüzden terapist çocukla mutlaka olumlu, yakın bir etkileşim kurmalı ve güvenini kazanmalı. Kurulan olumlu terapötik ilişki sayesinde terapiye gelen çocuk kendini emniyette hisseder. Tüm oyun terapileri ortak bir görüşte birleşir ve çocuğun değişebilmesi için bu emniyet ortamının şart olduğunu vurgular.

Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisinin diğer oyun terapilerinden farkı nedir?

Şimdiye kadar ifade edilen özellikleriyle BDOT hala öteki oyun terapilerinden çok farklı görünmüyor. Oysa sıklıkla kullanılan yönlendirilmemiş oyun tekniklerden çok önemli farkı BDOT’nin direktif, hedef odaklı ve öğretici yapısıdır. Çocukların yaşadıkları sıkıntıların temelinin yanlış veya eksik başetme stratejileri olduğu varsayımından yola çıkarak, onları bu konuda eğitmeyi amaçlar. Terapi seansında hangi konunun işleneceği, bu konuda çalışırken hangi yöntemlerin kullanılacağı veya seçilecek oyuncaklar büyük oranda terapistin kararıdır. Terapistin bu aktif rolünün yanında çocuğun da sürece katılımı önemlidir. Ebeveyn ve çocuktan soruna yönelik alınan bilgiler ışığında terapi hedefleri belirlenir ve terapist bu hedefe ulaşmak için seçtiği bilişsel veya davranışçı yöntemlerle çalışılır. Oyun da burada devreye girer. Özetle ifade etmek gerekirse BDOT, bilişsel ve davranışçı terapi tekniklerinin oyunla harmanlanmış halidir. Ama elbette iş bu kadar mekanik, iki bardak unu bir yumurtayla karıştırmak gibi basit değildir.

Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisinde ne gibi yöntemler kullanılır?

Etkinliği araştırmalarla kanıtlanmış öne çıkan birçok davranışçı ve bilişsel teknik var. BDOT’nde temel hedef davranışsal ve zihinsel olarak daha etkili başetme stratejilerini öğretmek olduğundan modelleme ve olumlu geribildirim sıkça kullanılan teknikler. Terapist kukla veya oyuncaklar aracılığıyla çocuklara belli durumlarda neler yapabileceğini gösterir ve istenen davranışları olumlu cümlelerle ödüllendirir. Bu teknikler özellikle korku ve endişeleri yoğun olan çocuklarda daha etkili. Mesela okula gitmek istemeyen bir çocuğun terapi seansında, terapist kuklayı sırayla önce okul kapısına, sonra okulun içine, en son da sınıfa sokar. Her aşamada kuklaya bol bol ‘Aferin, çok iyi gidiyorsun!’ diyerek istenilen davranışı vurgulamış ve ödüllendirmiş olur. Olumlu geribildirimler çocuklar için oldukça önemli. Hem uygun davranışı öğretmek, hem de olumlu benlik algısı edinmeleri için terapide sık sık başvurulan bir yol.

Bibliyoterapi uygulanan bir başka teknik. Çocuklara, kendi yaşadıklarına benzer sorunlar yaşayan kişilerin hikayeleri anlatılıyor ve böylece etkili başetme becerileri sunuluyor. Bu bir hikaye formatında olduğundan çocuğu huzursuz etmeden, dolaylı bir şekilde öğrenme fırsatı veriyor. Özellikle cinsel taciz veya ölüm gibi direkt konuşulması zor konularda bu teknik oldukça yardımcı.

Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi hangi çocuklar ve sıkıntılar için daha uygun?

BDOT kaygı, korku, depresyon, saldırganlık, travma, sosyal beceri eksikliği, boşanma gibi konularda kullanılıyor. Bilişsel ve davranışçı yöntemleri çocuklarla çalışırken dikkat edilecek en önemli nokta çocuğun zihinsel gelişim düzeyidir. Örneğin, okul öncesi yaşta çocuklar kelimelere yeteri kadar hakim değiller. Bu yaş çocuklarına uzun cümleler ve yeni kavramlar kullanarak bir beceri öğretmeye çalışmak sonuç vermeyebilir. Onlar kendilerini ifade etmek ve yeni beceriler öğrenmek konusunda yaşantısal tecrübelerden daha çok faydalanır. Bu yüzden BDOT’nde çocukların yaşına özgü güçlü tarafları gözönünde bulundurularak seçilen yöntemler daha başarılı olur.

Çocuklar, yaşamlarındaki kısıtlı deneyimlerden yola çıkarak hayatlarına ve kendilerine dair bazı tanımlar yaparak terapiye geliyorlar. Yaşlarına göre değişen bilişsel seviyeleri ve çevrelerindeki olaylardan etkilenen bu tanımlar zaman zaman çok gerçekçi olmayabilir. Oyun terapisi yardımıyla daha etkili tanımlar ve sorunlarla başaçıkabilme yolları öğreniyorlar. BDOT’nin oyunun kullanıldığı diğer yöntemlere kıyasla en büyük avantajı yapılandırılmış olmasıdır. Yapılandırılmış tekniklerin bilimsel destek bulması elbette daha kolay. Ayrıca, belli sorunlar için belli tekniklerin olması hem terapi sürecini kısaltır hem de farklı terapistlerin benzer şekilde çalışabilmesini sağlar.

Buna rağmen, yapılandırılmış ve terapist tarafından yönlendiriliyor olması bazı konularda dezavantaj olarak düşünülebilir. Çocuklar, biz yetişkinlerden çok farklı bir zihinsel işleyişe sahipler. Özellikle okul öncesi yaşlarda, bizim irrasyonel bulduğumuz bazı düşünceler onların dünyasında son derece mantıklı olabilir. Mesela, benmerkezciliğin dorukta olduğu bu dönemde anne babası boşanan bir çocuk bunu sadece kendi suçu gibi algılayabilirken, biz yetişkinler olayın farklı yönlerini görebilme becerisine sahibiz. Terapist tarafından yönlendirilen oyun terapilerinde çocuğun buna benzer bazı inanç ve duyguları gözden kaçabiliyor.

Ben kendi adıma, özellikle okul öncesi yaşta olan çocuklarda yönlendirilmemiş oyun terapisi tekniklerini tercih ediyorum. Onların yön verdiği oyunlarda daha rahat çalıştıklarına ve kendileri için en uygun çözümleri bulabildiklerine inanıyorum. Haftada bir saat de olsa, her konuda kendi kararlarını vermenin ve bir yetişkine istedikleri oyunu oynatabilmenin kendilerine güvenlerini olumlu yönde etkilediğine şahit oluyorum. Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi’nin, zihinsel süreçlerin büyük oranda geliştiği, ancak hala oyunun çok önemli olduğu okul çağı çocukları için uygun bir tercih olacağını düşünüyorum.

Faydalandığım Kaynaklar

    • Beck, J. S. (2011). Cognitive Behavioral Therapy: Basics and Beyond. New York: Guilford Press.
    • Knell, S. M. (1993). Cognitive-Behavioral Play Therapy. Oxford:Rowman & Littlefield Publishers, Inc.

API –>